Oruç nedir?

Müslümanlığın beş şartından biridir. Gün ağarmaya başladığı andan, akşam ezanının okunduğu güneş batışına kadar, hiç bir şey yememek, İçmemek, her türlü kötülükten sakınmak demektir.

Arabi aylardan ramazanda tutulur. Kur'an'da oruç hakkındaki ayetler, Bakara suresinde toplanmıştır. Oruç tutanların imsaktan önce, sabaha karşı yedikleri yemeğe «sahur» denir. Sahurdan sonra oruca başlama zamanı ise, «imsak» tır. Sahur yemeği, imsaktan önce bitirilmelidir. Oruç bozma için yenilen yemeğe de «iftar» denir.

Hıristiyanlıkta ise iki çeşit oruç vardır. Şükran orucu, kilisedeki şaraba batırılmış kutsal ekmeği yeme töreninden üç saat önce hiç bir şey yememektir. Kiliseye mensup olanların orucunda da günde sadece bir öğün yemek yenir. Akşam yalnız kahvaltı edilir. Yılda dört gün tutulur. Oruçları Katolikler tutar. Müsaviler de yılda bir defa kefaret gününde ve tarihlerinin bazı önemli günlerinde oruç tutarlar. Eski çağlarda da bazı kavimler oruç tutardı. Ünlü bilim adamı Dr. Alexis Carrel gibi birçok tıp otoritesi, orucun sağlık bakımından her hususta çok faydalı olduğunu ileri sürerler.

Oruç, imsak vaktinden yani fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar yemek ve içmekten uzaklaşmak demektir. Bunun manası, insanlara açlığın ve susuzluğun ne demek olduğunu öğretmektir. Tok, hiçbir zaman açın halini bilmez ve ona merhamet etmez. Oruç, toklara aç insanların neler çektiğini öğretir. Aynı zamanda nefse hakimiyeti talim eder. Farz olan oruç tutma zamanı arabi aylara göre tayin edildiğinden, her sene evvelki seneye göre on gün evvel gelir. Bu sebepten bazan yaza, bazan kışa isabet eder.

Yaz orucuna dayanamayan hasta kimseler orucu kışın kaza edebilecekleri gibi, büsbütün oruç tutamayacak olan çok ihtiyar kimseler oruç mukabilinde fidye, yani sadaka vererek bu borçlarını eda ederler. İslam dininde zor, işkence yoktur. Sıhhatini feda ederek, hastalanarak, ibadet etmeyi Allahü teala hiçbir zaman istememiştir. Allah, çok kerim ve gafur ve rahimdir. Tövbe edenleri affedici ve merhametlidir. Oruç tutmak, Müslümanlara vazife olduğu gibi diğer ilahi dinlerde de emredilmişti.

Kur’an-ı kerim’de mealen; “Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin üzerinize de Ramazan orucu farz kılındı. Umulur ki, Allah’a karşı gelmekten sakınırsınız!” (Bakara suresi: 183) ve; “Sizden kim Ramazan ayında bulunursa oruç tutsun!” (Bakara suresi: 185) buyruldu. Bir hadis-i şerifte de buyruldu ki: “Bir kimse Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilir, vazife bilir ve orucun sevabını yalnız Allahü tealadan beklerse, geçmiş günahları affolur.” İslamiyetin ilk yıllarında her ay üç gün ve aşure orucu tutulurdu.

Bu emir, ramazan orucu farz kılınınca nesh edildi, kaldırıldı. Bu günlerde oruç tutmak herkesin arzusuna bırakıldı. Şaban ayının son günü, Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem hutbelerinde buyurdu ki: “Ey Müslümanlar! Üzerinize öyle büyük bir ay gölge vermek üzeredir ki, bu aydaki bir gece (kadir gecesi), bin aydan daha faydalıdır. Allahü teala, bu ayda her gün oruç tutulmasını emretti. Bu ayda, geceleri teravih namazı kılmak da sünnettir. Bu ayda, Allah için ufak bir iyilik yapmak, başka aylarda, farz yapmış gibidir. Bu ayda bir farz yapmak, başka ayda, yetmiş farz yapmak gibidir. Bu ay sabır ayıdır. Sabredenin gideceği yer, cennettir.

Bu ay, iyi geçinmek ayıdır. Bu ayda müminlerin rızkı artar. Bir kimse, bu ayda, bir oruçluya iftar verirse, günahları affolur. Hak teala, onu Cehennem ateşinden azad eder. O oruçlunun sevabı kadar, ona sevab verilir.”  Orucun şartları: Oruç; akıllı ve büluğ çağına giren, sıhhatli olan, yolcu, misafir olmayan, kadınlardan hayız (adet) ve nifas lohusa) halleri bulunmayan her Müslümana farzdır. Ramazan-ı şerif orucu bu şartlara sahip her Müslümana farz olduğu gibi, tutamayanların kaza etmeleri de farzdır.

Kutuplara ve ay’a giden Müslümanın da, seferi olmaya niyet etmedi ise, bu ayda gündüzleri oruç tutması lazımdır. Yirmi dört saattan daha uzun günlerde, oruca saat ile başlar ve saat ile bozar. Gündüzü böyle uzun olmayan bir şehirdeki Müslümanların zamanına uyar. Eğer oruç tutmazsa, gündüzleri uzun olmayan yere gelince kaza eder. Kafir memleketinde bulunan esir, Ramazan ayının zamanını bilemezse, araştırıp zannettiği vakitte bir ay oruç tutar.

Sonra, zamanını öğrenince, zamanından önce tutmuş ise, hepsini kaza eder. Zamanından sonra tutmuş ise, caiz olup, kaza yerine geçer. İmam-ı Rabbani rahmetullahi aleyh Mektubat kitabının birinci cilt, kırk beşinci mektubunda buyuruyor ki: “Ramazan-ı şerif ayında yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda, bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azad olur. Resulullah, bu ayda, esirleri azad eder, her istenilen şeyi verirdi.

Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene, bu işleri yapmak nasib olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer. Bu ayı fırsat bilmelidir. Elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü tealanın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ay, ahireti kazanmak için büyük fırsattır. Kur’an-ı kerim Ramazanda indi. Kadir gecesi, bu aydadır. Ramazan-ı şerifte, hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince; “Zehebezzama’ vebtelletil uruk ve sebe-tel-ecr inşaallahü teala” duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak mühim sünnettir.

Orucun farzları:

1) Niyet etmek,
2) Niyeti ilk ve son vakitleri arasında yapmak,
3) Fecr-i sadık, yani tan yeri ağarmasından güneşin batmasına kadar olan zaman içinde, orucu bozan şeylerden sakınmaktır.

Orucun çeşitleri

Farz oruçlar: Farz oruç da, iki kısımdır: Muayyen zamandaki oruç ve Ramazan-ı şerif orucu.
Muayyen zamanda olmayan farz oruçlar: Kaza ve keffaret oruçları böyledir. Fakat, keffaret oruçları farz-ı amelidir. Yani, inkar eden kafir olmaz.
Vacib oruçlar: Bunlar da, muayyen olur. Belli gün veya günler oruç adamak gibi.
Sünnet olan oruçlar: Muharremin dokuzuncu ve onuncu günleri oruç tutmak gibi.
Müstehab oruçlar: Her arabi ayın 13,14 ve 15. günleri oruç tutmak gibi ve yalnız cuma günü oruç tutmak ve kurban bayramı arefesinde oruç tutmak gibi. Yalnız cuma günü oruç tutmak mekruh olur da denildi. Cuma günü oruç tutmak isteyenin, perşembe veya cumartesi günü de tutması iyi olur. Çünkü, sünnet veya mekruh denilen bir işi yapmamak lazımdır.
Haram oruçlar: Fıtır (Ramazan) bayramının birinci günü ve Kurban bayramının her dört günü oruç tutmak haramdır.
Mekruh oruçlar: Muharrem’in yalnız onuncu günü (Aşure’de) oruç tutmak ve yalnız cumartesi günleri oruç tutmak ve nevruz ve mihrican günleri oruç tutmak ve bütün sene, her gün oruç tutmak ve konuşmamak şartı ile oruç tutmak mekruhtur.
Orucu bozan şeyler: Ramazan ayında, oruçlu olduğunu bildiği halde ve fecir ağarmadan evvel niyet etmişken, faydalı bir şey yemekle, içmekle, yani gıda veya deva olarak yenilmesi adet olan veya zevk ve keyif veren bir şeyi ağızdan mideye sokmakla ve cima yapmak yapılmakla oruç bozulur ve kaza ve keffaret lazım olur. Bu tarife göre, sigara içmek orucu bozar. Hem kaza, hem keffaret lazım olur. Çünkü dumandaki katı ve sıvı zerreler tükrük ile mideye giderler.

Orucu bozup yalnız kaza gerektiren şeyler

1. Hata ile bozularak, mesela abdest alırken boğazına su kaçmak,
2. Boğazına kar, yağmur kaçmak,
3. Tehditle, zorla orucu bozulmak,
4. Taharetlenirken içeriye su kaçmak,
5. Burnuna sıvı ilaç koymak,
6. Burnuna kolonya çekmek.
7. Ud ağacı ve anber ile tütsülenip dumanını çekmek.
8. Başkasının içtiği sigara dumanını isteyerek çekmiş olmak.
9. Kulağın içine yağ ve ilaç damlatmak.
10. Derideki yaraya konan ilacın içeriye girmesi.
11. Vücudun herhangi bir yerine iğne ile ilaç şırınga etmek.
12. İsteyerek, zorlayarak ağız dolusu kusmak.
13. Dişi kanayan veya diş çektiren bir kimsenin ağzındaki kanı yutması. Veyahut tükürükle müsavi (eşit) miktarda karışık kanı yutmak.
14. Uyurken ağzına su akıtmak.
15. Boğazına huni ile bir şey akıtmak.
16. Ramazanda sabaha kadar niyet etmeyip, sonra bir şey yiyip içmek.
17. Fecir olduğunu yani imsak vaktinin bittiğini bilmeden yiyip içmek.
18. Güneş battı zannederek orucu bozmak.
19. Geceden dişleri arasında kalan nohut kadar şeyi yutmak. Nohuttan küçük ise bozmaz.
20. Oruçlu olduğunu unutarak yiyip-içmeye devam etmek. Eğer orucunun bozulmadığını bildiği halde yiyip içmeye devam ederse keffaret de lazım gelir.
21. İhtilam olduktan sonra orucunun bozulduğunu zannederek yiyip içmeye devam etmek. Bozulmadığını bilerek yiyip içerse keffaret de gerekir.
22. Ağrıyan dişini morfin vurdurarak çektirmek zorunda kalan kimse, orucu bozulduğu için yiyip içerse sadece kaza icab eder.
23. Seferde iken ikamete niyet edip, sonra yiyip içmek.
24. Mukim iken sefere çıkınca yiyip içmek.
25. Uyku halinde bir şey yemek.

Orucun kazası

Arka arkaya olduğu gibi ayrı ayrı günlerde de bir gün için, bir gün oruç tutmaktır. Aralıklı tutarken, araya başka Ramazan gelirse, önce Ramazanı tutmalıdır. İhtiyar olup, ölünceye kadar Ramazan orucunu veya kazaya kalmış oruçlarını tutamayacak kimse ve iyi olmasından ümit kesilen hasta zengin ise, her gün için bir fıtra miktarı, yani 1750 gram buğday veya un veya kıymeti kadar altın veya gümüş parayı, bir veya birkaç fakire vermelidir. Ramazanın başında veya sonunda toptan hepsini bir fakire de verebilir. Sonradan kuvvetlenirse, Ramazan oruçlarını ve kaza oruçlarını tutması lazımdır.

Orucun keffareti

Ramazan ayının hürmet perdesini yırtmanın, yani Ramazan orucunu bile bile bozmanın cezasıdır. Oruç keffareti için ard arda altmış gün oruç tutmak lazımdır. Altmış gün sonra, tutmadığı orucu da tutması lazımdır. Ramazan günü özürsüz bir orucu bozmanın cezası altmış gün, bir gün kazası ile 61 gün oluyor. Bunun için keffarete halk arasında “61” denmektedir. Keffaret orucu, hastalık, yolculuk gibi bir özür ile veya bayram günlerine rastlamak sebebiyle bozulursa veya Ramazana rastlarsa, yeniden başlanması lazımdır.

Kadınlar özür sebebiyle bozunca, yeniden başlamazlar. Özrü bitince geri kalan günleri tutarak, altmışı tamamlar. Devamlı hasta ve çok yaşlı olup altmış gün oruç tutamıyan kimse, altmış fakiri bir gün doyurur. Aç olan altmış fakiri, bir günde iki kere doyurmak lazımdır. Bir fakiri, her gün iki defa doyurmak üzere altmış gün yedirmek de olur. Altmış fakirin her birine 1750 gram buğday veya un, yahut bunların kıymeti kadar ekmek, başka mal veya altın, gümüş vermek veya bunları bir fakire altmış gün vermek lazımdır.

Oruçluya mekruh olan şeyler

1. Herhangi bir şeyin tadına bakmak.
2. Sakız çiğnemek (çiklet sakız gibi değildir, orucu bozar).
3. Serinlemek için yıkanmak (çünkü böyle bir hareket ibadet hususunda sıkıntı çektiğini göstermek demektir).
4. Zayıf düşme ihtimali varken, kan aldırmak, orucu bozmaz ise de mekruhtur. Yani orucun sevabını azaltır. Zaruret olmadıkça yapmamalıdır.

Ramazan orucu kimlere farzdır?

Büluğa ermiş, aklı başında kadın ve erkek her Müslüman, Ramazanda oruç tutmak bir kulluk borcudur ve farz-ı ayndır. Yolcu ve hasta olanlara da oruç farzdır. Ancak Ramazanda tutmaları mecburi değildir.

Oruçta niyetin hükmü bedir?

İbadet niyet ile olacağı için oruç ibadetinde de niyet şarttır. Niyet, asıl insanın kalbindedir. Yarın oruç tutacağını bilmek ve içinden geçirmektir. Dil ile söylemek ise, şart olmamakla beraber sünnettir. Gece sahura kalkmak da niyet yerine geçer.

Neden oruç tutmalıyız?

Mümin, herhangi bir menfaat düşüncesi ile değil yalnız Allah’ın emri olduğu için ve onun rızasını kazanmak maksadıyla oruç tutmalıdır Orucunu bedene, topluma kazandırdığı hususların bulunması ile beraber, insan orucu bunlar için değil sadece Allah emrettiği için tutmalıdır.

Oruc tutmanın farz olmadığı durumlar nelerdir?

1. Yolculuk
2. Hastalık
3. Gebelik ve çocuk emzirmek
4. Yaşlılık
5. Aşırı açlık ve susuzluk
6. İkrah

Orucun temel şartları nelerdir?

Oruç tutmak için niyet etmek, niyetin başlama ve bitme zamanını bilmek, tan ağarmaya başlamasından güneş batıncaya kadar orucu bozan şeylerden sakınmak gerekir.

Oruca niyet nasıl edilir?

Oruç tutmak için niyet şarttır. Niyet, akşam ya da sahurda yemek yedikten sonra "Allah rızası için ramazan orucunu tutmaya niyet ettim" diyerek edilir. Mutlaka bu cümleyi söylemek şart değildir. Zihinden geçirmekle de niyet olur. Sahura kalkmak da ayrıca bir niyettir.

Nafile ve adak orucu ne demektir?

Ramazan ayında tutulan farz olan orucun dışında nafile olarak, ya da adamak suretiyle tutulan oruçlar vardır. Ramazan ayı dışında sevap kazanmak amacıyla tutulan oruçlara nafile oruç denir. Bir işin olması veya bir dileğin gerçekleşmesine bağlı olarak tutular oruca da adak orucu denir.

Keffaret nedir?

Bozulan bir günlük Ramazan orucu yerine altmış gün oruç tutmak.

Kaza nedir?

Bozulan oruçun yerine günü gününe oruç tutmak.

Son eklenenler

say